IEA, ABD ve Çin’deki Politika Değişiklikleri Nedeniyle Yenilenebilir Enerji Tahminlerini Aşağı Yönlü Revize Etti

14.10.2025

IEA, ABD ve Çin'deki Politika Değişiklikleri Nedeniyle Yenilenebilir Enerji Tahminlerini Aşağı Yönlü Revize Etti

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel yenilenebilir enerji kapasitesine yönelik projeksiyonlarını, ABD ve Çin'deki politika belirsizliklerinin yatırım hızını yavaşlatması nedeniyle düşürdü.

Paris merkezli ajans, 7 Ekim 2025 tarihinde yayımladığı "Renewables Market Update – Autumn 2025" raporunda, 2024–2028 döneminde küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 3.300 gigawatt artacağını öngördü. Bu artış, bir önceki tahmine göre yaklaşık %6'lık bir düşüş anlamına geliyor.

IEA, revizyonun temel sebepleri arasında ABD'de temiz enerji teşviklerinin uygulanmasında yaşanan gecikmeleri ve Çin'in rüzgâr ile güneş enerjisi ihalelerinde devreye aldığı yeni fiyatlandırma mekanizmalarını gösterdi. Söz konusu düzenlemelerin, yatırımcı güvenini zayıflatarak kısa vadeli kapasite artışlarını sınırladığı değerlendiriliyor.

Buna rağmen Ajans, yenilenebilir enerji sektörünün orta ve uzun vadede büyüme potansiyelini koruduğunu vurguladı. Raporda, 2030 yılına kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin iki katına çıkmasının hâlâ mümkün olduğu, ancak bunun "kararlı politika desteği, net düzenleyici çerçeveler ve istikrarlı finansman koşullarına" bağlı olduğu ifade edildi.

IEA Başkanı Dr. Fatih Birol, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Enerji dönüşümünün hızını korumak mümkündür; ancak bunun için hükümetlerin kararlı sinyaller vermesi ve yatırım ortamını güçlendirmesi gerekiyor."

Rapor, küresel temiz enerji hedeflerinin, mevcut politikaların devam etmesi durumunda öngörülen takvimin gerisinde kalabileceği uyarısıyla son buluyor.

 Analiz

IEA'nın bu revizyonu, küresel enerji dönüşümünün teknik değil, politik sınırlarına işaret ediyor. ABD ve Çin gibi iki büyük piyasanın düzenleyici tutumundaki dalgalanmalar, yalnızca yatırımcı davranışını değil, küresel arz zincirlerini ve temiz enerji maliyet eğrisini de etkiliyor. Bu durum, enerji dönüşümünün artık yalnızca teknoloji değil, "politik istikrar ve stratejik koordinasyon" meselesi hâline geldiğini gösteriyor.