İsrail’in Doğu Akdeniz Politikası: Türkiye Açısından Tehditler, Dengesizlikler ve Stratejik Yanılsamalar

02.12.2025

İsrail'in Güvenlik Politikalarının Bölgesel İstikrarsızlık Üretmesi

Doğu Akdeniz, enerji keşifleri ve deniz yetki alanlarına ilişkin tartışmalar nedeniyle son yıllarda küresel güç mücadelesinin merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bu coğrafyada en agresif ve dengesiz strateji izleyen aktörlerin başında ise İsrail gelmektedir. Tel Aviv'in enerji projeleri, güvenlik işbirlikleri ve bölgesel ittifak arayışları; çoğu zaman Türkiye'yi dışlamaya çalışan, istikrarsızlık üreten ve uzun vadede sürdürülebilirliği şüpheli tercihler olarak öne çıkmaktadır.

İsrail'in Enerji Politikalarının Zayıf Temeli

İsrail'in Leviathan ve Tamar sahalarındaki gaz üretiminin Mısır üzerinden LNG'ye taşınması, yüzeyde bir başarı gibi görünse de yapısal açıdan ciddi kırılganlıklar barındırmaktadır:

  • Üretim maliyetleri yüksek,

  • Pazar garantisi sınırlı,

  • Kıbrıs–İsrail deniz alanlarındaki anlaşmazlıklar çözülmemiş,

  • LNG rotası siyasi krizlere karşı son derece hassas.

Bu tablo İsrail'in enerji stratejisinin Türkiye'siz ayakta kalamayacağını, gerçek bir bölgesel entegrasyonun ancak Türkiye üzerinden mümkün olabileceğini göstermektedir. Tel Aviv'in Türkiye'yi by-pass etme çabası hem ekonomik hem jeopolitik olarak sürdürülemez durumdadır.

Yunanistan–İsrail Yakınlaşması: Zayıf Bir Denge Arayışı

İsrail'in son dönemde Yunanistan ile geliştirdiği askeri ve siyasi yakınlaşma, Tel Aviv'in Türkiye'yi çevrelemeye yönelik girişimlerinden biridir. Ancak bu girişim:

  • Yunanistan'ın sınırlı kapasitesi,

  • Ekonomik bağımlılıkları,

  • Askeri imkânsızlıkları

nedeniyle gerçek bir güç çarpanı üretmemektedir.

İsrail'in Atina ile kurduğu bu ortaklık, Türkiye'yi dengelemekten çok bölgesel gerilimi artıran sembolik bir pozisyonyaratmaktadır. Tel Aviv'in Yunanistan'a dayanarak Türkiye'yi sınırlama siyaseti, stratejik gerçeklikle bağdaşmamaktadır.

Türkiye–İsrail İlişkilerinde Gerçek Güç Asimetrisi

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerde belirleyici olan unsur, Türkiye'nin bölgesel ve küresel ölçekte sahip olduğu çok boyutlu jeopolitik ağırlıktır.

Türkiye:

  • NATO üyesidir,

  • Karadeniz ve Akdeniz'in kesiştiği stratejik düğüm noktasıdır,

  • Enerji koridorlarının merkezidir,

  • 85 milyonluk dev bir iç pazar ve teknoloji üretim kapasitesine sahiptir.

Bu koşullar altında İsrail'in Türkiye'yi dışlayan veya Türkiye'nin güvenlik duyarlılıklarını göz ardı eden her girişimi, er ya da geç kendi çıkarlarına zarar veren bir stratejik yanılgı olarak geri dönmektedir.

İsrail'in Bölgesel Güvenlik Politikaları: Caydırıcılık Yerine Gerginlik Üretiyor

İsrail'in Doğu Akdeniz'de yürüttüğü politikalar, bölgesel güvenliği artırmak bir yana; askeri tatbikatlar, agresif enerji söylemleri ve tek taraflı deniz yetki iddiaları nedeniyle istikrarsızlığı büyütmektedir. Bu politikalar:

  • Kıbrıs sorununu daha karmaşık hâle getirmekte,

  • Türkiye'nin deniz güvenliği tedbirlerini artırmasına neden olmakta,

  • Doğu Akdeniz'de gereksiz bir bloklaşma yaratmaktadır.

Türkiye'nin son yıllarda deniz yetki alanları, Mavi Vatan doktrini, savunma modernizasyonu ve enerji diplomasisinde attığı adımlar ise İsrail'in bu agresif politikalarını dengeleyen ve etkisizleştiren en güçlü unsurdur.

Türkiye Açısından Fırsatlar: Alanı Türkiye Belirliyor

İsrail'in Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi devre dışı bırakma girişimleri başarısız oldukça, Ankara'nın manevra alanı daha da genişlemektedir. Türkiye'nin lehine olan unsurlar şunlardır:

  • En mantıklı, en ucuz ve en güvenli enerji rotası Türkiye üzerinden geçmektedir.

  • Bölgedeki tek gerçek askeri ve siyasi dengeleyici güç Türkiye'dir.

  • Avrupa'nın enerji arz güvenliği Türkiye'ye bağlıdır, İsrail'e değil.

  • Türkiye'nin Mısır, Katar, Körfez ve AB ile geliştirdiği çok taraflı ilişkiler İsrail'in manevra alanını daraltmaktadır.

Bu nedenle bölgenin geleceğini belirleyecek olan aktör Türkiye'dir; İsrail değil.

Sonuç: Türkiye Güçlendikçe İsrail'in Alanı Daralıyor

İsrail'in Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi dışlamaya dayanan stratejisi artık sürdürülebilir değildir.
Enerji projeleri ekonomik olarak kırılgan, güvenlik politikaları ise bölgeyi gereksiz risklere açık hâle getirmektedir.

Türkiye:

  • diplomatik esnekliği,

  • enerji merkezi olma kapasitesi,

  • askeri güç projeksiyonu,

  • çok taraflı bölgesel ilişkileri

sayesinde İsrail'in agresif politikalarını dengeleyen ana aktör konumundadır.

Uzun vadede, Doğu Akdeniz'de jeopolitik dengeyi belirleyecek ülke Türkiye olacak; İsrail ise ancak Türkiye ile işbirliği yaptığı ölçüde bölgesel rolünü sürdürebilecektir.